12 Kasım 2007 Pazartesi

Meraklısına -- Di End

Geçen gün anında mesajlaşma listelerimden birinden 2,5 yıldır -gerekmediğinden- konuşmadığımız bir sima "eee alem seni gersin yaw, ben okuyodum ne güzel" diye istekte bulundu.

Artık, Gezegen'e bakmayı unutuyorum, baktığımda da cidden rahatsız olmuyorum. En son "ee bi tren vardı? öküzler sıra sıraydı... noldu selamsız bandosu mu olduk?" diyesim gelmişti ama onu da yazmadım, o sırada çenemi yormaya değer bulmayıp :)
Ha bi de şu yazıyı okuyunca, gözümün önüne şu gelip "aalalaa" demiştim.

Neyse, diyorum ki bu link'e bakın siz. Tastamam amacım kalmadığından, zira camiayı blog edecek kadar önemsemediğimden eyvallah.

14 Eylül 2007 Cuma

Öküzler Sarmış Dört Bir Yanımızı

Gezegen'i açıp bakmamıştım bi süredir. Kafam sakindi.
Demin bakayım dedim de... Trenlere bakanından tut da page down'larca süren yazılarını bölmeye tenezzül etmeyenlere kadar...
Salaklık bende, arada da olsa niye hala açıp bakıyorsam.
(yok size link mink bu mesajda, yormıycam bünyeyi)

08 Temmuz 2007 Pazar

Zeki Müren de bizi görebilse...

E hocam iyi niyetinizden şüphem olmasa da siz de bi alemsiniz hakkaten. :)
"Django diye bi$i duydum. Iyiymi$, guzelmiş. Neymiş ben de anlamadım ama hani onunla web sitesi yapmak ne de güzel olurdu. e-kitabı da türkçeye çevrilsin. Hatta $u ozgurlukicin'ciler cok caliskanlar, hadi onlar yapsin"
demek olmuş yazdığınız. html'i, php'yi ve saz arkadaşlarını Pardus alemi mi öğretti sanki bize? Neyse...

30 Haziran 2007 Cumartesi

BuluşMA Bulu$ama

Penguenler toplaniyorlar.
Ben de diyorum ki içkiden ho$lanmayan da kola, meyve suyu vb. içsin allaalaa ne var?
(Yıllarla Nevizade vb. mekanlarda arkada$larıma Meysu $eftali içerek e$lik etmi$ bir zat olarak "yok artık, glorya ciins'te de zirve mi olur?" diyesim geldi.) Neyse leoman yine efendi çıkıp düzgün planlamış.

Bi de bunnar piknik yapcaktı sahi o nooldu? ["Bi de navratilova vardı?" $eklinde okunacak]

26 Haziran 2007 Salı

Fo$$!

Biri sifonu çekti şükür, 3 günlük blog yazıları düştü Gezegen'e. Tam da "yok artık germiyor beni" diyordum. Yeni gelen 4 yazıya istinaden...

1) Necdet kalkmış "araştırma görevlileri aç" demek için, afedersiniz yeni mezun adama 2 milyar maa$ vermeyi hak görmüş. Bi de güzel demogoji ile bunu yoksulluk sınırı ile bağlantılandırmış. "Pınar ne zaman evlendi, Oğuz'un ne zaman iki çocuğu oldu?" dedirtiyor insana. Zira, o sınır 4 kişilik aile için. Hatta çingenelik edip, "Ona öyle demezler peynir ekmek yemezler. Doğru hesap $oole olacak, 2040/4=510 YTL. Yani aslında araştırma görevlisi yoksulluk sınırının iki katını alıyor" denilebilir. Yersen A.Ş. kıvançla sunarr! ;P
Flamesavar : Delikanlı gibi "az alıyoruz" dese anlıycam da böyle "yoksulluk, açlık sınırı, hede höt" diye yeni mezun adama bağlantılandırınca komik oluyor.

2) Onu bunu boşverin de Fedora ve Redhat'i bırakıp artık, Linux öğrenmeye başlamış olan Devrim'in biletix ile ilgili olayda son durumunu merak ediyorum ben.

3) Necdet'e nasihat : Kabul edilenler listesine baktım da... Bi daha başvuruda bulunursan "Özgür Yazılım Bilim Okulu" ismi ile gir. ;)

4) Bi de esrarengiz havada yazılmış "varan" blog yazılarına "bilgiler açıksa, sen ne demeye yazmıyorsun arkadaşım?" diye delleniyorken, aynı yazıda bi de klasik "bizi eloğlu anliyor, anlamayanlar kına yaksın" göndermesini vakur olması gerekenlerin dilinden okuyunca cidden sıkıldım.

29 Mayıs 2007 Salı

Paraşütlü Jeton

Bunu algılamak için 2 (hatta 3) ay mı geçmesi gerekti? Sanırım Tekman'ın etrafında sakal bırakması gereken adam çok. ;P

22 Mayıs 2007 Salı

Penguen Dergisi - 24 Mayıs 2007



Penguen'in yeni sayısı yayınlandı.

Devrim'in bu tip blog girdilerini gordukce, her per$embe yukarıdaki girdiyi giresim geliyor :P

18 Mayıs 2007 Cuma

Çift Haseki Pasajında Sesi Büzüşesiceler

Daha Türkçe konuşmayı öğrenemeden yazmaya kalkınca (görmemişin Internet'i olmuş, hatta yetmemiş blog'u olmuş halinde, hen hen ağzımız var konuşuyoruz malum), ister istemez Türkçe'nin de içine ediyoruz. Benim, sağda solda bir şeyler okurken en gözüme batanlar -düşük cümleleri saymazsak- sanırım imla hataları oluyor.

Erhan'ın yazısını okurken beni zıplatan bir imla hatası nedeniyle aslında bazı imla hatalarına ne kadar da kafayı taktığımı hatırladım.

Mesela, bize zamanında "yumuşak ünsüzlerin sertleşmesi" diye öğrettikleri kural* vardı. Bu kural gereği, ortalıkta bolcana gördüğüm gibi "netden" diyemez "netten" dememiz gerekirdi. (net kelimesinin ne kadar Türkçe olup olmadığı konusunu boşverelim, imlaya dönelim) Yine aynı nedenle, "şenlikde" demek yerine "şenlikte" demek gerekiyordu. Keza, "Linux'da" değil, "Linux'ta" dememiz gerektiği gibi...

E-postalardaki noktalama işaretleri eksiklikleri ya da fazlalıklarının iletişmeyi ne kadar güçleştirdiğini farkedemeyenler de zor anlar yaşatmıyor değil. :) (Aslında, yazdığını geri dönüp -sadece bir kere- okusa yetecek belki ama...)

Özel olmayan isimlerin büyük harfle başlaması ama buna rağmen tırnak işareti ile eklerinin ayrılmaması gibi ayrıntılar da beni hemen TDK Tashih Teyze yapıveriyor.

de bağlacının özgürlüğü ya da -de ekinin yapışkanlığı mevzuu ise zaten dillere destan. :) Çok lazımmış gibi şimdi bir de "te" bağlacı türedi ki eyvah eyvah :)

İşte ben, (benimki gibi cıvık olmayan) blog yazıları okurken, bu tip imla hatalarını gördüğüm zaman -uzun bir tırnağın sert ve düz bir yüzeyde cııırt diye süzülmesinin çoğu insanda bıraktığı etki gibi- bir anda irkiliyorum. Sonra da yazıdan kopuyorum.

Birilerinin, bu ve benzerlerini epey ciddiye alıp, üzerine web sitesi oluşturmuş olmaları benim o kadar da takıntılı olmadığım hissine kapılmamı sağlıyor, şükür. :)

"Hay çenenin bağına köpekler işesin" lafını daha az kullanacağım günler dileklerimle...

* ÜNSÜZLERİN BENZEŞMESİ:
Türkçe'de " p, ç, t, k, s, ş, h, f " harfleri ile biten sözcüklerden sonra, " c, d, g " harfleri ile başlayan ekler gelirse; ekin ilk harfi " ç, t, k " olur. Bu kurala yumuşak sessizlerin sertleşmesi, kısaca benzeşme denir.

ÖRNEK: Dolap + -cı = Dolapçı
Ağaç + -dan = Ağaçtan
Dost + -ca = Dostça
Tarak + -da = Tarakta
As + -gı = Askı
Koş + -du = Koştu
Sabah + -dan = Sabahtan
Yulaf + -dan = Yulaftan

16 Mayıs 2007 Çarşamba

İlahi Sayın Abonemiz...*

Yalarım

(* "siz de gerildiyseniz bire basın" diyesim geldi de...)

05 Mayıs 2007 Cumartesi

Kenan Erçetingöz olsaydım bu blog böyle olurdu


Necdet Çubuk yollarında. ;|